AB Kuruluş Nedenleri Nelerdir?
- Tarihin en kanlı iki dünya savaşını yaşamış Avrupa Kıtasında sürdürülebilir bir barışın tesisi ,
- Daha yüksek yaşam standartları ve tam istihdamın sağlanmasını temin etmek üzere " Ekonomik Entegrasyon"un gerçekleştirilmesi,
- Siyasi bütünleşmenin sağlanması
Maastricht Antlaşması Nedir?
1 Kasım 1993 tarihinde yürürlüğe giren Maastricht Antlaşması ile Avrupa'daki bütünleşme süreci, Avrupa Birliği adını almıştır. Aynı Antlaşma ile, Tek Para Birimine geçilmesi hükme bağlanmıştır. Ayrıca, Parasal Birliğe geçiş için gerekli olan parasal ve mali kriterler de Maastricht Kriterleri adıyla belirlenmiştir.
Maastricht Kriterleri Nelerdir?
- Toplulukta en düşük enflasyona sahip (en iyi performans gösteren) üç ülkenin yıllık enflasyon oranları ile ilgili üye ülkenin enflasyon oranı arasındaki fark 1.5 puanı geçmemelidir.
- Üye ülke devlet borçlarının GSYİH'sına oranı % 60'ı geçmemelidir.
- Üye ülke bütçe açığının GSYİH'sına oranı % 3'ü geçmemelidir.
- Herhangi bir üye ülkede uygulanan uzun vadeli faiz oranları 12 aylık dönem itibariyle, fiyat istikrarı alanında en iyi performans gösteren 3 ülkenin faiz oranını 2 puandan fazla aşamayacaktır.
- Son 2 yıl itibariyle üye ülke parası diğer bir üye ülke parası karşısında devalüe edilmiş olmamalıdır.
Amsterdam Antlaşması Nedir?
2 Ekim 1997 tarihinde imzalanarak 1 Mayıs 1998 tarihinde yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşması, Maastricht Antlaşmasıyla getirilen hukuksal çerçeveyi tamamlamayı öngörmüştür. Antlaşma ile Avrupa Vatandaşlığı kavramı kapsamındaki haklar güçlendirilmiştir. Ayrıca, AB kurumsal yapısı ve karar verme süreci dışında geliştirilen Schengen Müktesebatı da Antlaşmaya dahil edilmiştir.
Schengen Nedir?
Bugün ülkemizde "Vize" adı olarak bilinen Schengen, esasen Lüksemburg'da bir kasabanın adıdır. Bu kasabada, 1984 yılında Almanya-Fransa arasında imzalanan bir anlaşma ile, iki ülke arasındaki kara sınırlarda uygulanan sınır geçiş denetimlerinin kolaylaştırılması öngörülmüştür. İki ülke yönetimini bu yönde adım atmaya sevk eden en önemli etkenlerden biri de, sınır geçiş noktalarındaki denetimlerde karşılaşılan güçlükleri protesto eden kamyon sürücülerinin yoğun protesto eylemleri olmuştur. Bugün, İngiltere ve İrlanda dışındaki tüm AB üyesi ülkeler Schengen içinde yer almaktadır. Bunlara ilave olarak, Nordik Konseyi üyesi olan Norveç ve İzlanda'ya gözlemci statüsü tanınmıştır. Geliştirilen sistem, üye devletler arasındaki seyahatlerde, (kara, hava ve varsa deniz yoluyla), sınır geçiş denetimlerinin kaldırılmasını sağlamıştır. Sistemden sadece AB üyesi ülke vatandaşları değil, aynı zamanda üçüncü ülke vatandaşları da yararlanmaktadır. Bunun için, tek şart, yasal bir şekilde herhangi bir Schengen ülkesine giriş yapmaktır. Yani Pasaprotunda geçerli bir Schengen vizesi olan bir Türk vatandaşı, yasal olarak herhangi bir Schengen üyesi ülkeye giriş yaptığında, aynı vize ile diğer Schengen üyesi ülkeleri de ziyaret edebilir. Sistem, yukarıda da belirtildiği gibi, Almanya ve Fransa'nın girişimiyle AB dışında geliştirilmiştir. Ancak, 1998 yılında yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşmasıyla da, AB müktesebatına dahil edilmiştir.
Avrupa Birliği Uluslarüstü (Supra-national) niteliklidir. Bunun anlamı nedir?
Avrupa Topluluğu, geleneksel uluslararası örgütlerden farklıdır. Topluluk, aşağıda belirtilen üç özelliğiyle Avrupa Konseyi, NATO ve Birleşmiş Milletler gibi klasik uluslararası kuruluşlardan ayrılmaktadır.
- Üye devletler belli konularda Topluluğa yetki devretmiştir,
- Topluluk Organlarının kararları üye devletlerde doğrudan uygulanabilmektedir,
- Topluluk bünyesinde üye devletlerin temsilcilerinden oluşmayan bağımsız organlar vardır. Bu organlarda veya Topluluk üyesi ülke temsilcilerinden oluşan Bakanlar Konseyinde belli konularda oy birliğine gerek olmadan oy çokluğuyla karar alma mekanizması geliştirilmiştir. Bu mekanizmanın işletilmesiyle alınan kararlar, sonuçta tüm üye devletleri bağlamaktadır.
Görüldüğü gibi, Avrupa Birliğine tam üyelik uluslararası değil uluslarüstü bir örgüte ve hukuk sistemine katılmak anlamına gelmektedir. Bu da üye ülkelerin egemenlik haklarının bir kısmının AB üyesi diğer ülkelerle paylaşması demektir.