Dünyada hızla büyüyen ekonomiler ve buna paralel olarak artan uluslararası ticari ilişkiler nedeni ile, iş adamları daha önceleri karşılarına hiç çıkmayan bir çok hukuki problem ile karşılaşmışlardır. Yapılan sözleşmelerin bir çoğunun uluslararası nitelik taşımalarından dolayı, bu sözleşmelere hangi hukukun uygulanacağı, hangi ülke mahkemelerince karara bağlanacağı ve en önemlisi ne kadar sürede bu anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulacağı hususları büyük önem kazanmıştır. Ayrıca, ticari faaliyetlerin globalleşme sürecinde inanılmaz bir hız kazanması ve ticaret konusu malların ekonomik değerlerinin son derece yüksek olması, ihtilafların hallini adliye koridorları ve mahkeme salonlarından çıkarmış, tahkim divanlarına taşımıştır.
Tahkim kelimesinin anlamı, hakemlikten gelmektedir. Aralarında ticari bir sözleşme bulunan taraflar ya o sözleşme içinde ya da ayrı bir tahkim sözleşmesi imzalamak sureti ile o sözleşme çerçevesinde çıkacak anlaşmazlığı öncelikle mahkemelerde değil oluşturulacak bir hakem heyeti tarafından çözülmesini sağlayabilirler. Bu verilen karar ayrıca, yetkili mahkeme tarafından onanır ve yaptırım kazanır.
Tüm dünyada olduğu gibi tahkim, Türk yargı sisteminde de kabul gören bir müessesedir. 1927 yılında yürürlüğe giren ve hâla yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 516-536 maddeleri arasında yer almaktadır. Ayrıca, yurt dışında verilmiş olan ve taraflardan birinin Türk olduğu bir tahkim kararının Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde tanınmasına ilişkin gerekli hukuki düzenlemeler de çeşitli kanunlarda yer almaktadır. Bununla beraber, Türkiye, yabancı hakem kararlarının tanınması için hazırlanan bir çok uluslar arası konvansiyona da taraftır. Uluslararası Tahkim müessesesinde sadece gerçek veya tüzel kişiler değil, devletler de taraf olabilmekte ve lehlerine veya aleyhlerine kararlar alınabilmektedir.
Geçmişe dayanmasına rağmen tahkim müessesesi, iş dünyamızda az bilinen bir ihtilaf çözme müessesesidir. Özellikle Ticaret Odalarının tabi olduğu 5174 sayılı kanunun "Odaların görevleri" başlıklı 5 inci maddesinin r bendinin 3 üncü maddesinde "ilgililerin talebi halinde, ticari ve sınai ihtilaflarda hakem olabilirler" hükmü yer almaktadır. Odaların bu tür görevlerine rağmen, Türkiye'de bildiğimiz kadarı ile Ankara'da Türkiye Odalar Borsalar Birliğinin, İstanbul Ticaret Odasının Tahkim Divanı ve Odamızın Tahkim Kurumu bulunmaktadır.
Yabancı ülkelerde ise hemen her şehirdeki ticaret odalarında tahkim müessesesi bulunmakta, hatta bu müesseseleri sadece ulusal düzeyde değil uluslararası platformlarda tanıtma çabaları içinde bulunmaktadırlar. 1998 yılının Eylül ayında Milletlerarası Ticaret Odasının Cenevre'de düzenlediği Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Divanı'nın kuruluşunun 75 inci yıl dönümü toplantısında birçok gelişmekte olan ülkeden gerek ticaret odalarından, gerek iş adamlarından, gerek hukukçularından kalabalık gruplar halinde katılım sağlamışlardır. Bunların arasında Senegal, Bangladeş, Pakistan, Hindistan, Gana gibi ülkeler bulunmaktadır. Bu yoğun katılımın nedeni sorulduğunda, tüm dünya ile özellikle batı ile iş yapmanın şartının, onların kurallarına göre oynamak olduğu belirtmişler ve ticari tahkimin de yapılan anlaşmalarda her zaman karşılarını çıktığını ve bunu çok iyi bilmek ve yenilikleri takip etmek zorunda olduklarını belirtmişlerdir. Bu toplantıda maalesef, İzmir Ticaret Odası ve İstanbul Sanayi Odası dışında delege bulunduran Ticaret ve Sanayi Odası veya Türk işadamı veya hukukçusu bulunmamaktaydı.
Türkiye'de ise iş adamlarımız hukuki bir konu olarak gördükleri ancak kendilerini gerçekten çok yakından ilgilendiren bu konuda fazla bilgi sahibi değillerdir. Odamızın tanıtım faaliyetleri devam etmektedir ancak, yapılan toplantıları yeterli katılım sağlanamamaktadır. 1999 yılı içinde çok daha yoğun faaliyet içine girileceğini ve üyelerimizin de ilgisinin son yıllarda karşılaştıkları sorunlar nedeni ile daha fazla olacağı inancı içindeyiz.
Çağdaşlaşmanın bir ölçüsü olan tahkim hakkında dünyayı bir an önce yakalamak ve bu konuda yarışabilmek için bu konuya başta iş adamlarımızın ve hukukçularımızın sahip çıkması gerekmektedir. Tahkim çok kısa sürede meyve verecek bir ağaç değildir, ancak, yeterli ilgi ve tanıtımla yüzyıllarca meyve verebilecek ve toplumsal barışa katkıda bulunabilecek bir müessesedir. İzmir Ticaret Odası bu müesseseyi sadece İzmir'de değil uluslararası platformlara da taşımak inancındadır. İzmir Ticaret Odası olarak öncülüğünü yaptığımız ve tanıtımı için büyük çaba harcadığımız tahkim konusunda her türlü sorunuz için mutlaka Odamızı aramanızı rica ediyoruz. Şimdi size problemsiz gibi görünen bir sözleşmeden doğacak anlaşmazlığı, üyesi olduğunuz Odanın Tahkim Kurumunun kısa sürede ve ekonomik olarak çözmesi size yapılacak en yararlı ve büyük hizmetlerden biri olacaktır.